Archive for Ocak, 2010

Çakıllı Bir Yoldur Aşk


2010
01.18

Aynı yolu yürümemize rağmen , yolun başında vedalaşıp ayrı yürümenin , konuşamamanın , kavuşamamnın içe verdiği sıkıntı gibiyiz. İnatçıyız. Göz ucuyla bakıyoruz sadece birbirimize . Arada bakıp gülümsüyoruz sadece o kadar. Yol uzun geliyor. Derin bir sıkıntıyız. Ben en sol’undayım yolun sen en sağ’ında. Acı veren de sensin , burjuvai yaklaşan da. Sanki ortasından yürüsek yolun , yol bitecekmiş gibi. İmkansız , inatçıyım , inatçısın. Üstelik hem acı veriyorsun hem burjuvai yaklaşıyorsun , hem inatçısın sen. Yolda gördüğün tek bir taşa bile tekmeliyormuşçasına vuruyorsun , bana çarpıyor her taş. Beni tekmeliyor gibisin. Her acımı hissettiğinde yüzünde bir buruk tebessüm oluşuyor. Benimkinde ise yalnız burukluk. Tebessümlerimde en az noktalarım kadar eksiltili. Düşüyorsun çeşitli acılara takılıp , kaldırmak istesem de kaldıramam. Demiştim yolun solundayım , işçi gururu var bende. Sağa dönmeyi pek sevmiyorum. . Düşmen benim yüzümde “buruk” bir tebessüm bile oluşturmuyor. Acın suratıma vuruyor . Ben seven tarafım . Sen yalancı. Hem acı verensin , hem burjuvai , hem inatçı , hem yalancı. Anlattıkça aşk sıfatı , yerini gerçeklere bırakıyor , gördün mü sevgilim ? Aşk gerçek değil işte , gerçek olan acı. Hem de derin acılar. Seni bırakmayan “sözde geçmiş acılar” . Geçmemiş aslında , genim gelecek zamana atılan. “Sen hem. .” diye başlamaya niyetim yok. Daha fazlasını istiyorsan bir de aynaya bak sevdiğim. Çakıllı bir yoldu aşk , aklına gelsin bu söylediklerim. Yolda yalnızsın ne yazık ki , öldüm ben yukarıdan seni izliyorum hem de “buruk bir tebessüm ile” . .

-gözdemirbilek.

Memur Dolabı


2010
01.09

Bir  memurun dolabı kadar ,
Karışık ve yüklü duygu evrakların.
Fakat ben ,
Kalp yangınında önce kurtarılacak olanım.

28.09.09 / 17:11.

Dağınık


2010
01.09

Kaleme yağmur yağdı , hüzne dağılıyor yazdıklarım.
Toparlamak için noktalarım eksiltili.
-gözdemirbilek.


-->