İhanet aşk’ın anayurdu.
Akıyor kalemimin kırmızı rengi , durduramıyorum oluk oluk kanıyorum . Koşmaya çalışamam kalkmaya mecalim yokken , elimi tutacak destek değilsin hiç olmadın ki zaten. Sen hep göz pınarlarından damlayan oldun , kırmızı aktın kırmızı damladın. İçimden çıkmak ister gibi bir halin vardı her zamanki gibi (:
Hasret , paçalarımdan süzülüyordu sana bitmesi gerektiğini söylerken.
Haklıydım , omuzlarımdaki yük’e yardım değil yataklık ediyordun belliydi.
Korkutucuydu , ama ben korkmuyordum. Korkabileceğim en büyük şeydin , aşktın. Anlamsızımdın , birden gelen birden gelenimdin. Şimdi hiçbirşeysin. Bi adın bi sanın , melodilerden yüzüme inen bi tebessümün yanından geçmiyorsun.
Adına ihanet dedim , dört harf iki heceye ilmekledim.
Ayakta uyudum mu uyutuldum mu sen gidip sahte yalanlar ile sevişirken ?
Öyle çok düşündüm ki , düşünmek yetmedi.
Öyle defoluydun ki , heryerinden veriyordun fireyi.
Defolu’p gitmeyi bile beceremedin ? (:
Aşk’a izin verdim , kafesi açtım.
Bugün özgürsün dedim , ilelebet .
İhanet’e uç kulağına fısılda dedim ,
Nasıl olsa altın kafese koydum haykırdın;
“memleketim , memleketim!”
gözdemirbilek.
8.2.10 / 22:56